• BIST 83.847
  • Altın 85,862
  • Dolar 2,2222
  • Euro 2,7725
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 5 °C
  • Adana 10 °C
  • Antalya 15 °C
  • İzmir 12 °C

BÜLENT ERSOY YENİDEN ERKEK OLDU

MUKADDES GÜNSU AKÇAGÖZ

“Bülent Ersoy kadın iken, yeniden erkek olmaya karar verdi. Bunun için, geçen hafta Hukuk Büromuza başvurarak, ne zaman yeniden mavi nüfus cüzdanı alabileceğini avukatlarımıza sordu. Biz de Bülent Ersoy’un merakla beklediği erkeklik ameliyatı için, hangi mercilerden izin alacağını kendisine bildirdik ve bu süreçteki avukatlığını kabul ettik.” …. Nasıl kandırdım Sizi ? Sadece bu başlık, Sizi bu köşe yazısını okumaya yönlendirdi ise, kandırdım işte ! Sinirlenmeyin ne olur. Ben sadece bir şey denedim. Ben yeni bir köşe yazarıyım. Bu haber sitesinde haftalık yazılar yazıyorum. Ve yazılarım 1 haftada, yaklaşık 1500 kişi tarafından okunuyor. Bu hafta, yeni bir şey deneyeyim dedim: “Her hafta ciddi konularda yazılar yazıyorum. Demek ki beni “ciddi” 1500 kişi “tıklıyor”; magazinel bir başlık atarsam, bakayım kaç kişi “tıklayacak” ?” diye bu başlığı attım. Aslında Bülent Ersoy, tabii ki yeniden erkek olmak istemiyor. -Ya da belki istiyor ama- bize avukat olarak başvurmadı .. İşte böyle. Peki ben Size bu hafta ne anlatacağım ? Size dün Pendik Adliyesinde duruşma beklerken gördüklerimi anlatsam ? Sabah saatin onu. Biz, bayan müvekkilim ile duruşma salonundayız. Oldum olası, kendi duruşmamı beklerken salonda oturmayı ve duruşma izlemeyi çok severim. İnsan, -ben önce insanım sonra avukat- başkalarının hayatından bir sürü şey öğrenir, mesleki bilgilerin yanı sıra. Dün de öyle oldu. Önce gencecik bir kız vardı hakimin sağ tarafında (hakimin sağ tarafında durana davacı denir). Karşısında da lalettayin bir adam. Kız o kadar güzeldi ki bakmaya kıyamazsınız. Uzun boylu, incecik, uzun bacaklı, üstünde dar bir kot pantolon, altında uzun topuklu çizmeler ve pantalonun üstünde bir tunik, mahrem yerlerini kapatsın diye.. Çünkü kız türbanlı idi. Ama işte yine de seksi duruyordu. Demek ki bir kadın, seksi ise, ne yaparsa yapsın seksapelini (sekse çağrısını) gizleyemiyor. Zaten kadının dudakları, yanakları ve gözleri varken, Allah aşkına hangi erkek saçından etkilenir ? Ben hayatımda, bir kadına “saçların çok seksi” diyen bir erkek duymadım. Bu güzel kız, boşanmak için oradaydı. Kocası hımbılın teki. Nasıl almış onu diye düşünmedim değil. Ve hiçbir şey –ne nafaka ne tazminat- talep etmeden ayrıldı kocasından. Sonra -yine türbanlı- 30 yaşlarında bir kadın ve kocası geldiler duruşma salonuna. Kadın kocasından, başta, nafaka, tazminat falan istemiş ama koca vermeyince uzamış dava anlaşılan. Bu sefer “hiçbir şey istemiyorum. Yeter ki beni boşayın bu adamdan” dedi. Hakim, “emin misin ?” diye sordu. O da “eminim, ne bana ne de çocuklarıma bakmıyor. Zaten 2 senedir ayrı yaşıyoruz”” diye cevap verdi. O sırada, 7-8 yaşlarında bir çocuk duruşma salonuna girdi. 10 yaşlarında bir başka çocuk da, duruşma salonunun kapısından içeri doğru –hafif gizlenme pozisyonunda- bakıyordu. 7-8 yaşlarında olan gülümsedi utanarak. Hakim, kadına dönerek “bu senin çocuğun mu?” diye sordu. Kadın “evet” deyince, hakim çocuğa “gel bakalım“ diyerek onu yakınına çağırdı: “İstiyor musun annenin-babanın boşanmasını ?”. Çocuk cevap vermedi / veremedi bu soruya. O sırada, merakla, anne-babasının boşanmasını seyreden diğer çocuk ise, kafasını içeri daha fazla uzatmıştı ki, hakim “gel sen de bakalım buraya” diyerek onu da içeri çağırdı. Ve sordu: “Sen istiyor musun annenle babanın boşanmasını ?” 10 yaşındaki çocuk, öyle güçlü bir sesle “EVET !” diye cevap verdi ki hakime, hakim bile şaşırdı bu kararlılığa. Ve çocuğa “Bravo ! Çok kararlısın” diyerek, sonra –hiç tereddüt etmeden- kadınla erkeğin boşanmalarına karar verdi. Bu boşanma da bitti. Ondan sonra içeri –yine türbanlı- genç bir kadınla uzun boylu, ince bir delikanlı girdi. Dikkatinizi çekerim, hakimin sağ tarafında hep kadınlar duruyordu. Bu sefer de kural değişmedi. Kadının annesi de izleyici sıralarına yöneldi. Gözleri kızlarındaydı. Kız –tabiri caizse- ‘aldı sazı eline’ öyle bir ‘döktürmeye başladı’ ki ben bile öyle konuşamam. “Ben” dedi, sadece 3 ay evli kaldım eşimle”. “Oysa ben 3 ay evli kalmak için evlenmedim”. “Boşandıktan sonra beni bu ülkede nelerin beklediğini gayet iyi farkındayım. Bu yaşta dul kadın olmak için evlenmedim. Ama eşim, ‘kadın kısmı evde oturur’ ‘çalışıp da orospu mu olacaksın?’ diyerek çalışmamı yasakladı. Oysa ben ebeyim ve çalışmak istiyorum. Onunla tanıştığımda da zaten çalışıyordum. Ama eve girinceye kadarmış centilmenliği eşimin. Evlenince beni dövmeye başladı ve eve hapsetti…” diye devam etti konuşmaya. Kadınlar, boşanma davalarının en başında, kocalarından hep nafaka ve tazminat istiyorlar; ama dava sürdükçe (zaman içinde) erkekler boşanmamakta direnince –zaten evlenirken de direnirler boşanırken de- “yeter ki def olsun gitsin, başka bir şey istemiyorum” diyerek kocalarından ayrılıyorlar.. .. İzlediğim en son boşanma davası sırasında ise, son derece komik bir şey oldu. Tam, hakim, yine sağ tarafında duran güzel kadını, sol tarafında duran ‘okuz’ kocasından boşarken, duruşma salonuna açılan ve kapısı aralık duran hakim odasından, NEŞE KARABÖCEK’in “İNTİZAR” şarkısı çalmaya başlamasın mı ? (meğerse hakimin açık kalan cep telefonunun melodisiymiş ). Ben de durur muyum ? Dedim ki hakime “Efendim, müzik eşliğinde boşuyorsunuz artık ”.. Hakim de güldü ve “evet aynen öyle. İntizar eşliğinde” dedi. Taraflar da tutamadılar kendilerini, güldüler. İşte bugün, 1 saatlik duruşmada 4 ayrı boşanma gerçekleşti Pendik Adliyesinde. Bazıları ağladı, bazıları seyretti. Benim -ve yazıcı Ayşe hanım- gibi bazıları da yazdı.. Yazının başlığı da maalesef “İNTİZAR EŞLİĞİNDE BOŞANMA” yerine “BÜLENT ERSOY ERKEKLİĞE GERİ DÖNMEYE KARAR VERDİ” oldu. M. Günsu AKÇAGÖZ www.akcagoz-atakav.av.tr

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Opsiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : opsiyonhaber@gmail.com | Haber Scripti: CM Bilişim