• BIST 84.218
  • Altın 588,84
  • Dolar 2,0955
  • Euro 2,8135
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 20 °C
  • Adana 26 °C
  • Antalya 25 °C
  • İzmir 22 °C
  • Fethullah Gülen'e Cem Sultan benzetmesi!
  • Paralelci poliste 'teğmen Çelebi' korkusu
  • Erdoğan son oy oranını açıkladı - Kanal 7
  • Fethullah Gülen'e Cem Sultan benzetmesi!
  • Paralelci poliste 'teğmen Çelebi' korkusu
  • Erdoğan son oy oranını açıkladı - Kanal 7

AYDIN/ENTELLEKTÜEL/ÇARIKLI ERKAN-I HARP

Muharrem Ergül

Zaman zaman birbirine karıştırılarak da kullanılır. İç içe kullanılır. Sözüm ona, yazdıklarına delil olsun diye de "filanca aydınımız şöyle şöyle" dedi. "filanca entellektüelimiz şöyle şöyle" ifade etti diye ekllemeyi ihmal etmezler. Biraz eli kalem tutan ağzı laf yapan Cumhuriyet elitleri de sözlerine başlarken "ben bir aydın olarak veya ben bir entelektüel olarak" der ve devam eder. Yanlış anlamayın aydın ve entelektüel düşmanı değilim. Kelimeye de bir diyeceğim yok. Benim asıl dikkat çekmek istediğim nokta bu iki kelimenin yerli yersiz kullanılmasıyla birlikte aydın ve entellektüel yaklaşımının toplumun hafızası yerine konması ve kutsiyet izafe edilmesidir.
Şimdi sizlere çokça yapılan bir aydın tanımı yapayım. Konu daha iyi anlaşılır. Aydın kelimesinin Türkçe'deki sözlük anlamı "Işık alan, ışıklı, aydınlık, kültürlü, çağın gereksinimlerini benimseyen" olarak ifade ediliyor.
Şimdi buradan baktığımızda gördünüz mü aydın kimmiş? Yani her şeyi bilir, okur, yazar. Toplumu belli bir biçime koyar. Sürü misali olan topluma böyle çobanlar lazım der gibi. Yani işin özeti; Aydın ideologdur. Bir ideolojinin inşacısı ve takipçisidir. O nedenle bu kelimeyi kullananlar bundan böyle biraz daha dikkat etsinler. Ne yalan söyleyeyim. Ben böyle aydın tanımlamasından ve aydından pek hazzetmem.
Gelelim entellektüele. Entellektüel kelimesini ise sözlükler şöyle tanımlar; "Kapsamlı bilgi ve birikim gerektiren soyut konularla derinlemesine ilgilenen kişi. Kültür ve sanat konularında uzman kabul edilen ve bu konuda değerlendirme yapan kişi."
Yani sizin, bizim anlayacağımız tanım bu. Entellektüel kendisi olmaya çalışan, hiç bir yere doğrudan zihni aidiyet kurmayan kişidir.
Buradan bakınca aydınla, entellektüel tamamen farklı yerlerde duruyor. Entellektüeli daha topluma yakın bulurum. Daha bizden bulurum. Demem o ki bundan böyle "aydın'la" "entellektüeli" kullananlar hem doğru kullansın. Hem de kendine aydın ve entellektüel yakıştırmasını yapanlara biraz daha dikkat etsinler.
Şimdi bir de bu "çarıklı erkan-ı harp" var o da neyin nesi diyeceksiniz. Anlatayım. Benim en çok önemsediğim onlardır. Çünkü onlar bu toprağın tüm yaşanmışlığının tecrübeli tanıklarıdır. Kimilerinin okumaları yazmaları yoktur belki. Ama onlar binlerce kütüphanenin bilgisini damıtarak bize sunarlar. Kibirlenmez. Böbürlenmezler. Toplumu dizayn etmezler. İdeolog değildirler. Gereken sözü gerektiği yerde, gerektiği gibi söylerler.
Sözlüklere bakarsanız bu konuda yanılırsınız. Çünkü sözlükleri hazırlayan aydınlar "çarıklı erkan-ı harp" ifadesine aşağılayan anlamlar yüklemişlerdir.
Geçmiş yıllarda öyle birkaç çarıklı erkan-ı harp tanımıştım. Özellikle birisinin yaşı hayli ileriydi. İki cihan harbi görmüştü. Okuma ve yazması yoktu. Ama okuduğu gazel ve mersiyeler hala kulaklarımdadır. Şöyle bir sözünü hatırlıyorum. "Oğlum sırtından sakın kimseye yol verme" o gün o sözü tam anladığımı söyleyemem. Bugün ise o sözü hem anladım hem içselleştirdim. Aydınlar böyle laf edebilir mi? Entelektüeller belki. Ama ne yalan söyleyeyim. Benim favorim "çarıklı erkan-ı harp" dediğimiz insanlardır. Çevrenize bakın onlardan mutlaka göreceksiniz.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Opsiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : opsiyonhaber@gmail.com | Haber Scripti: CM Bilişim